Cuma Namazı

Köşe yazılarını derliyoruz.

Moderatörler: sitare, kardelenim, Divane, veli, beyaz dilekce, fyznur, gülümse, kelimat, my, Huucu, gulce

Cevapla
Kullanıcı avatarı
mihmandar
Forum Müezzini
Forum Müezzini
Mesajlar: 1015
Kayıt: 06 Eki 2006, 09:46
İletişim:

Cuma Namazı

Mesaj gönderen mihmandar » 18 Ara 2006, 18:02

Cuma da cenaze namazı gibi ayrı bir rahmet kapısıdır. Cuma namazının hikmetleri: Hem toplum yapısı üzerinde net bir canlılık vermesinde hem de kişilerin yücelmesinde gözlenir.
Cuma namazının en ilginç yanı, cuma namazının ancak hür bir toplumda kılınabileceği gerçeğidir. Bir kimse ister fert olarak köle, ister toplum olarak esirse cuma namazı kılamaz.
Bu incelik günümüzde aklı eren ermeyen herkesin kölelik konusundaki anlayışlarına, hem de toplumların hür olma isteğine en güzel cevaptır. Aslında cuma namazı kölelik müessesesine çok akıllıca ve incelerin incesi bir tarzda inen en büyük darbedir.
Nitekim cuma namazının bu husûsiyeti dolayısıyla çok kısa zamanda bütün mü'minler kölelerini azad etmiştir. Akla gelebilir ki: "İslâmiyet ta başta köleliği tümden kaldırmalı idi". Böyle bir davranışı Amerika 19. asırda bile başaramadı. Nice iç savaşlara, kargaşaya düştü. Ve hala bu mesele halledilemedi. İslâm Dini kavgasız bir şekilde köleliği kökünden silip atmıştır.
Ne garip tecellidir ki: İslâmiyetin köleliği böyle yumuşak tarzda ortadan kaldırışını eleştirenler; tüm toplumu köleliğe mahkûm eden marksistlerdi.
Cuma namazının, toplumların hürriyet ilkesine tuttuğu güce gelince; esir bir toplum yapısını, tüm insanlar için reddeden İslâmiyet, hürriyet sevgi ve inancını gönüllere öylesine sindirmiştir ki; yüzyıllar boyu bir çok İslâm toplumları hürriyetlerini dîni bir heyecanla korumuşlardır. Böylece vatan sevgisi inanlar için vazgeçilmez dîni bir ilke olmuştur.
Buradaki hürriyetin bir din devleti kavramıyla hiç bir ilgisi yoktur. Bu nedenle, devletimizin hür olması bize vatan sevgisi kavramı içinde tam bir sosyal hürriyet vermektedir. Ve cuma namazında aranan hür olma şartı budur.
Cuma namazının manevi hikmetlerine gelince:

Cuma namazının normal namazdan farklı pek çok sırları vardır. Bunların başında; şüphesiz inananların bir araya gelerek mânevî dayanışmaları gelir. Bunun sonucu imanda daima bir yücelme fark edilir. Ancak cuma namazının asıl önemli yanı, gerçek namaza yücelmiş kimselerin de cuma namazına iştirak olayıdır. Bizim kıldığımız bir cuma namazında, böylesine farklı ve güzel namaz kılanlar rastladığı zaman; cemaatin topluca istediği sırat-ı müstakîm' e yaklaşma imkânı kolaylaşır. Şu halde Cuma namazı gerçek namaza geçişi kolaylaştıran bir köprü vazifesi görür.
Cuma namazlarının bir hikmeti de şüphesiz ki hutbedir.Hutbe gerçek yönüyle gönüllerdeki pürüzü arıtan, dertlere çare bulan bir ibadet şeklidir. Genelde, hutbenin asıl hedefi, namaza hazırlanan cemaatin gönüllerini bir nokta etrafında toplamaktır. Böylece birlikte kılınan namazda gerçek namaza doğru büyük bir adım atılmış olur. Burada önemli bir noktayı daha hatırlatmak isterim: Kendi gayretiyle gerçek namaza yaklaşmaya başlayanlar, Cuma namazına devam ederek çok daha kolay bu mutluluğa ereceklerdir.
Cuma namazının mânevi hikmetlerindeki bir sır da; namaza yeni başlayanlar üzerindeki değişmez damgadır. Cuma namazı, taşıdığı mânevi feyizle kılanlar üzerinde öyle bir sevgi yaratır ki; haftada bir defa namaz kılan insan, kısa bir süre sonra vakit namazlarını da kılmaya başlar. Günümüzde kılınan Cuma namazlarında büyük üzüntüyle izlediğimiz bir yanlışa değinmek istiyorum. Yeni namaza başlayan pek çok kardeşlerimiz Cuma hutbelerinde aradıkları huzuru bulamamaktan yakınmaktadır. Kesinlikle ifade etmeliyim ki: Cuma namazı hutbesinin amacı cemaatin müşküllerini çözecek dini uyarılardır. Cuma namazı hutbesi, bir vaaz olmadığından, kesinlikle dinin genel kaidelerini anlatmak varken, dine yaklaşmak isteyenlere zorluklar göstererek uzaklaştırıcı konuşmalar yapılamaz. Hele kişisel günahların eleştirisine girilerek cehennem azabı uzun uzun anlatılamaz. Dini temeli olan; dürüstlüğün, insanlık sevgisi aşılamanın, özellikle İslâm Dîni'nin hoşgörülü ilkelerini kokusunu taşımayan hutbeler, hutbe vasfını kaybeder.
Yıllar boyu bu vasfa uymayan hutbelerin İslâm toplumları üzerinde olumsuz tesirleri olmuştur. Hutbenin farz olmasındaki hikmet: Gönülleri Allah sevgisiyle doldurarak gerçek namaza; Allah'a yaklaştırmaktır. Eğer gönüller sevgi ile dolacağı yerde rahatsız olursa; hutbenin farz oluş hikmetinden uzaklaşmış oluruz. Hele, günahla imanı birbirine karıştırarak, kulluk gereği bir hataya düşmüş kimseyi dinden çıkmış gibi göstermek; hutbede yapılacak en vahim yanlıştır.
__________________

ONK. DR. HALUK NURBAKİ
Namazın Sırları Kitabından alınmıştır. Damla Yayınları
http://haydimutfaga.blogspot.com


"Kınamayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz"
(Tirmizi, Kıyamet, 53, no: 2507; Beyhaki, Şuabu'l-İman, 5/315, no: 2778; Bkz: Keşfu'l-Hafa, 2/265)


“Sükût-u lisan, selamet-i insan!”

Kullanıcı avatarı
Diwane
Gümüş üye
Gümüş üye
Mesajlar: 214
Kayıt: 18 Eki 2006, 12:12

Mesaj gönderen Diwane » 18 Ara 2006, 20:20

Devamli biyerlerden "kopyala-yapıştır" yapıyoruz ya bu yüzden rahatsiz olan varsa olmasin sakin...cunku bu hem paylasim duygusunu tetikliyor hemde bu tip yazilari makaleleri baska sitelerde okumaktansa namazim'da okumak daha hoş oluyor ;)

icimden geldi yazdim iste...

Bu arada cuma namaziyla ilgili dikkatimi çeken ve çok hoşuma giden hadise de bir süredir devlet memurlarinin yetişebilmesi amaciyla namazin 10-15 dakika geciktirilmesi..Bazi çözümler işte bu kadar basittir!

Kullanıcı avatarı
mikselina
Şehidine Ağlıyor
Şehidine Ağlıyor
Mesajlar: 4284
Kayıt: 29 Eyl 2006, 16:53
Konum: ne buralı ne oralı...

Mesaj gönderen mikselina » 18 Ara 2006, 22:04

Huucu yazdı:Devamli biyerlerden "kopyala-yapıştır" yapıyoruz ya bu yüzden rahatsiz olan varsa olmasin sakin...cunku bu hem paylasim duygusunu tetikliyor hemde bu tip yazilari makaleleri baska sitelerde okumaktansa namazim'da okumak daha hoş oluyor ;)

çok doğru... biz burada hem bir sohbet, hem bir tesanüd, hem de bir arşiv oluşturuyoruz.

arkadan geleceklere VAY BE! dedirtecek cinsten

VAY BE ne kardeşlik,
VAY BE ne aksiyon,
VAY BE bu kadar çok namaz yazarı mı varmış?! dedirtecek cinsten...

eyvallah.
Huucu yazdı:Bu arada cuma namaziyla ilgili dikkatimi çeken ve çok hoşuma giden hadise de bir süredir devlet memurlarinin yetişebilmesi amaciyla namazin 10-15 dakika geciktirilmesi..Bazi çözümler işte bu kadar basittir!
bizim camimizde 12.30da başlıyor. hemen yanındaki camide de 12.00'de. nasıl?
Köy Hekimi " H a y a t t a N e Ç o k A c ı V a r "

Kullanıcı avatarı
mikselina
Şehidine Ağlıyor
Şehidine Ağlıyor
Mesajlar: 4284
Kayıt: 29 Eyl 2006, 16:53
Konum: ne buralı ne oralı...

Mesaj gönderen mikselina » 18 Ara 2006, 22:29

Cuma namazı ile ilgili bir kaç hadis okuyalım:

"Cuma günü olunca, mescidin her bir kapısında melekler vardır, ilk gelenleri sırayla yazarlar. İmam (minbere) oturunca defterleri kapatıp, zikri dinlemeye giderler."

Kaynak: Müslim, Cuma 24, (850)


***

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim (cuma günü) yıkar ve yıkanırsa, kim erkenden (mescide) gider ve hutbenin başına yetişirse, yürür ve binmezse, imama yakın durur, dinler, malayani söz etmezse ona her bir adım için bir yıllık amelin oruçları ve namazlarıyla sevabı yazılır."

Kaynak: Ebu Davud, Taharet 129, (345, 346); Tirmizi, Salat 356, (496); Nesai, Cuma 12, 197); İbnu Mace, İkam


***


Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cuma namazı, dört kişi hariç geri kalan her müslüman üzerine cemaat içinde yapması gereken vacib bir hakk'dır. Cumadan istisna edilen bu dört kişi şunlardır: Köle, kadın, çocuk ve hasta."

***


Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cuma namazından bir rek'ate yetişen, cuma namazına yetişmiştir."

Kaynak: Nesai, Cuma 41, (3,112,113)



***


Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim önemsemiyerek üç cumayı terkedecek olursa, Allah onun kalbini mühürler."

Kaynak: Ebu Davud,Salat 210, (1052); Tirmizi, Salat 359, (500); Nesai, Cuma 2, (3,88)


***


Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cuma namazını özürsüz olarak kim terkedecek olursa bir dinar para tasadduk etsin, (bu kadar) bulamazsa, yarım dinar tasadduk etsin."

Kaynak: Ebu Davud, Salat 211, (1053-1054); Nesai, Keffaret 3, (3,89); İbnu Mace, İkamet 93, (1128)
Köy Hekimi " H a y a t t a N e Ç o k A c ı V a r "

Kullanıcı avatarı
Diwane
Gümüş üye
Gümüş üye
Mesajlar: 214
Kayıt: 18 Eki 2006, 12:12

Mesaj gönderen Diwane » 19 Ara 2006, 08:56

mikselina yazdı: bizim camimizde 12.30da başlıyor. hemen yanındaki camide de 12.00'de. nasıl?
harika bence :) namazin vakti cok onemli tabiiki ama bu illaki dakikasi dakikasina kilinacak demek degil ki..Mesela Arabistan'da belli bi süre varmış..Sabah namazı ezandan 30 dakika, ögle namazi 30 dakika, ikindi namazi 20 dakika, aksam namazi 10 ve yatsi namazi da 30 dakika sonra kiliniyormus (sayilardan %100 emin degilim,hatirladigim kadariyla boyle)...Bunun boyle olmasi daha mantikli degil mi? Hele ki insanlarin kendini "dünya" ya kaptirdigi bir ortamda.. :roll:

Cevapla