Unutmuşum Affedersin!

Köşe yazılarını derliyoruz.

Moderatörler: my, Huucu, kardelenim, Divane, veli, beyaz dilekce, fyznur, gülümse, kelimat, gulce, Ahmet

Cevapla
Kullanıcı avatarı
dt_08
Tanınmış üye
Mesajlar: 72
Kayıt: 21 Ağu 2007, 14:37
Konum: Antalya

Unutmuşum Affedersin!

Mesaj gönderen dt_08 » 01 Ağu 2008, 08:31

[img::]http://www.senaidemirci.net/kucukler/ke ... gat(2).jpg[/img]

-Yalnızım, çok yalnızım.
-Hatırlıyor musun; "çok yakınım ben" demiştim sana, "çok yakın!" Senin sana olduğundan bile yakın. Kendi kendini çağırdığında ne kadar yakından duyuyorsan, ondan da yakınım. Kendinden bir şey istediğinde ne kadar çabuk cevap veriyorsan, bundan daha hızlıyım.
-Doğru. Sen hep yakınsın ama, nedense, ben uzaklardayım. Bana küsmüşsün sanıyorum.
-Öyleyse, secde et ve yaklaş! Alnına dokunacak yakınlığım. Aslında alnına yazılıdır yakınlığım. Araya benliğini koyduğun için, bencilliğini öne sürdüğün içindir bana uzaklığın.
-Yüzüm yok yakınında olmaya. Çok kusurluyum. Günah üstüne günah işledim. Sözüm yok sana sakladığım. Kirli dudaklarım. Yalanlar söyledim, boş sözlere değdi dilim.
- Pişmanlığını görüyorum elbet. İçindekileri yakıcı sızıları duyuyorum. Söylemek isteyip de söyleyemediklerini de özür olarak kabul ediyorum. Yüzünün kızarması bile kabulüm. Bilmiyor musun ki, bağışlamayı seviyorum ve seve seve bağışlıyorum.
-Biliyorum ama yine de unutup hata ediyorum. Gördüğünü göre göre, görmüyormuşsun gibi yaşıyorum. İşittiğini bile bile, işitmiyormuşsun gibi boş şeyler konuşuyorum. Sözümden dönüyorum yine. Utanıyorum. Bağışlar mısın sahiden?
-Dedim ya; bağışlamayı kendime ilke edindim. Hiçbir şeye mecbur olmadığım halde, merhamet etmeyi kendime kural diye yazdım. Affetmeyi her şeyin önüne koyuyorum.
- Ben seni hep yakar diye tanıyorum. Hemen kızıp gazaplandığını düşünerek, korkuyorum, titriyorum. Çarparsın diye keyfimce yaşayamıyorum. Gazabın da var senin.
-Rahmetim gazabımdan önce gelir. Kızmam bile rahmetimin hatırınadır. Ben yakmam seni. Sen ateşe atarsın kendini. Seni senden korumak içindir tehditlerim.
-Yine de korkuyorum. Çok korkuyorum.
-Defalarca ve en önce merhamet sahibi olduğumu hatırlattım sana. Her sözün başında. Her işin eşiğinde. Daha çok, hatırımı saymanı isterdim. Bir hatırlasana; bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey değildin. Eksikliğini kimsenin dert etmediği dönemlerde, seni var kılmak istedim. Kendi yokluğunu kendinin bile fark etmediği yıllarda, seni insan etmeye karar verdim. Şimdi seni en çok sevdiğini söyleyenlerce insafsızca çöpe atılabilecek biçimsiz bir et parçasıydın; sana yüz verdim. Sana yaptığım iyiliğini bilmeni istedim. Hep teşekkür etmeni bekledim.
-Çürüyecekmiş bedenim. Toprağa girecekmişim. Yüzüm eriyecekmiş. İsmim silinecekmiş. Dar bir yere bırakılıp terk edilecekmişim. Bu dehşet içinde nasıl teşekkür etmemi istersin?
-İlk söylemede, anlamamış olmanı anlayışla karşılıyorum, yine söylüyorum. Unutabileceğini bile bile yeniden hatırlatıyorum. Kolayca gözden çıkarılacak, leke diye silinebilecek, kirli ve isimsiz bir damlaydın; seni adam ettim. Yokluğunda seni yakıp yok edebileceğim halde, varlığından niye öç alayım, niye seni önemsiz sayayım? Senin varlığını herkes inkâr ederken ben inkâr etmediğim halde, seni niye unutulmuşluğa terk edeyim? Seni kendime muhatap seçecek kadar önemsediğim halde, niye kurumuş kemiklerini toprakta bırakayım? Seni hiç yoktan yarattığım halde, hiç sebepsiz var eylediğim halde, ikinci defa yaratmakta niye usanayım, niye vazgeçeyim?
- Keşke bunu daha sık hatırlatsan!
-Hatırlasana kuşluk vaktini. Her sabah uyandığında yeniden bulmuyor musun bedenini? Gözlerini açar açmaz, hatırlamıyor musun unuttuğunu kendini? Ayrıca, bir bak yeryüzünü ölümünün ardından nasıl dirilttiğime. Kurumuş çubukları, ölmüş dalları, soğumuş kökleri çiçek çiçek, rengarenk, terü taze tenlerle, sıcacık meyvelerle yeni baştan dirilttiğimi görmüyor musun bugünlerde?
- Unutmuşum, Rabbim, affedersin, çok affedersin. Sen affetmeyi çok seversin.
Senai Demirci

Kullanıcı avatarı
sebepsiz firtina
Çok Özel Üye
Çok Özel Üye
Mesajlar: 5056
Kayıt: 22 Oca 2007, 02:23

Mesaj gönderen sebepsiz firtina » 01 Ağu 2008, 20:54

...SENAİ DEMİRCİ...

ALLAH razı olsun paylaşımınız için...
-SÖYLESEM TESİRİ YOK SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL-

Kullanıcı avatarı
kırcıcegıyaren
Yeni üye
Mesajlar: 22
Kayıt: 13 Oca 2009, 16:06

Mesaj gönderen kırcıcegıyaren » 09 Şub 2009, 11:50

Rabbim bin şükür olsun sana unutturma kendimi bana :( Emeğe sağlık mmuhteşem bi yazı :alkisk
ölmeden öleceğini bil ki yaşatıldığını farkedesin

ZELİHA37
Yeni üye
Mesajlar: 22
Kayıt: 13 Oca 2009, 16:18
Konum: KASTAMONU

Mesaj gönderen ZELİHA37 » 09 Şub 2009, 13:02

çok güzel Allah razı olsun......
Sokaktayım,kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum,arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda,yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim,biri de serseri kaldırımlar.

Kullanıcı avatarı
güneş
Süper üye
Süper üye
Mesajlar: 727
Kayıt: 19 Ağu 2008, 22:14

Mesaj gönderen güneş » 09 Şub 2009, 14:17

ALLAH razı olsun :( :cicekk

Kullanıcı avatarı
yeryüzü öğrencisi
Çok Özel Üye
Çok Özel Üye
Mesajlar: 4480
Kayıt: 10 Şub 2009, 23:44
Konum: Istanbul

Mesaj gönderen yeryüzü öğrencisi » 13 Şub 2009, 23:49

Allah razı olsun...UNUTMA RABBİM BİZİ, UNUTTURMA KENDİNİ BİZE...
Yağmura, nisana ve yaşıma aldanıp
Uçurumları kıyı sanarak
Ve dağlar erişilmeyince acı verir
Sözünü unutarak
Kaf dağına gitmek istedim...

Kullanıcı avatarı
hasret
Tecrübeli Üye
Mesajlar: 80
Kayıt: 27 Kas 2008, 19:46

Mesaj gönderen hasret » 14 Şub 2009, 11:00

Allah razı olsun.
Gözümün nuru kalbimin huzuru Namaz.


Her şey, her şey şu tek müjdede
Yoktur ölüm ALLAH diyene.
Canım kurban başı secdede
İki büklüm ALLAH diyene..

Cevapla