"Zamanim yok" iddiasi
Gönderilme zamanı: 02 Nis 2008, 11:27
“Zamanım yok” iddiası
Kimi insanlar, “Niçin namaz kılmıyorsun?” dendiğinde, “Zamanım yok” gibi
kargaları güldüren bir bahane uydururlar. Şu saçmalığa bakın: Her şeye zaman
var, ama yaratılış gayemiz olan namaz kılmak için zaman yok. Kim inanır buna?
Bir gün taksiyle gidiyorduk. On yaşındaki kardeşim öne oturmuş, şoförle sohbete
tutuşmuştu. Bir ara söz namazdan açıldı.
Şoför, “Biz kılmıyoruz” dedi.
Kardeşim çocukluğun verdiği safiyetle “Vakit mi bulamıyorsunuz?” diye sordu.
Meğer adam çok mert birisiymiş, “Ne vakit bulamaması oğlum” dedi. “Tembellik
ve ihmalkârlık.”
Bunun üzerine ister istemez güldük. Şoför, saf gerçeği çekinmeden, eğip
bükmeden söylemişti. Çünkü, namaz kılmayı istedikten sonra zaman bulamamak
gibi bir problem olamaz.
Hem söyler misiniz, zaman dediğimiz şeyi yaratan, bizim emrimize veren Allah
değil mi? Allah bizi yaratıp, her şeyi emrimize veriyor, namazı emrediyor ve
biz kalkıp diyoruz ki, “Ya Rabbi, kılacağım, ama zamanım yok.” Ne kadar tuhaf
değil mi?
Rabbimiz bize koskoca bir ömür bağışlamış. Günde 24 saatten birini namaza
vermemizi istiyor. O kadar şefkatli ve merhametli ki, 24 saatimizi ibâdetle geçirsek,
Onu hakkıyla takdir etmiş olamayacağımız belli olduğu halde, O bizden
bir saat istiyor.
Acaba kudretli bir zat size 24 altın bağışlasa, sonra onun birini isteyip, “Eğer
bunu verirsen bir müddet sonra sana bir çuval altın vereceğim. Vermezsen hapse
attıracağım” dese, bu teklifi reddeder miyiz? Asla! Peki namaza nasıl sırt çevirebiliriz?
CEMİL TOKPINAR
Kimi insanlar, “Niçin namaz kılmıyorsun?” dendiğinde, “Zamanım yok” gibi
kargaları güldüren bir bahane uydururlar. Şu saçmalığa bakın: Her şeye zaman
var, ama yaratılış gayemiz olan namaz kılmak için zaman yok. Kim inanır buna?
Bir gün taksiyle gidiyorduk. On yaşındaki kardeşim öne oturmuş, şoförle sohbete
tutuşmuştu. Bir ara söz namazdan açıldı.
Şoför, “Biz kılmıyoruz” dedi.
Kardeşim çocukluğun verdiği safiyetle “Vakit mi bulamıyorsunuz?” diye sordu.
Meğer adam çok mert birisiymiş, “Ne vakit bulamaması oğlum” dedi. “Tembellik
ve ihmalkârlık.”
Bunun üzerine ister istemez güldük. Şoför, saf gerçeği çekinmeden, eğip
bükmeden söylemişti. Çünkü, namaz kılmayı istedikten sonra zaman bulamamak
gibi bir problem olamaz.
Hem söyler misiniz, zaman dediğimiz şeyi yaratan, bizim emrimize veren Allah
değil mi? Allah bizi yaratıp, her şeyi emrimize veriyor, namazı emrediyor ve
biz kalkıp diyoruz ki, “Ya Rabbi, kılacağım, ama zamanım yok.” Ne kadar tuhaf
değil mi?
Rabbimiz bize koskoca bir ömür bağışlamış. Günde 24 saatten birini namaza
vermemizi istiyor. O kadar şefkatli ve merhametli ki, 24 saatimizi ibâdetle geçirsek,
Onu hakkıyla takdir etmiş olamayacağımız belli olduğu halde, O bizden
bir saat istiyor.
Acaba kudretli bir zat size 24 altın bağışlasa, sonra onun birini isteyip, “Eğer
bunu verirsen bir müddet sonra sana bir çuval altın vereceğim. Vermezsen hapse
attıracağım” dese, bu teklifi reddeder miyiz? Asla! Peki namaza nasıl sırt çevirebiliriz?
CEMİL TOKPINAR