Namazın Esrârı

Köşe yazılarını derliyoruz.

Moderatörler: sitare, kardelenim, Divane, veli, beyaz dilekce, fyznur, gülümse, kelimat, my, Huucu, gulce

Cevapla
Kullanıcı avatarı
muhteremnur
Yeni üye
Mesajlar: 12
Kayıt: 03 Nis 2007, 00:25
Konum: İSTANBUL
İletişim:

Namazın Esrârı

Mesaj gönderen muhteremnur » 09 Nis 2007, 01:08

Namazın Esrarı

Namaz, ALLAH Teâlâ'ya Yalvarışın Yeri Ve Hâlis Sevginin Madenidir. Esrarın Meydanları Namazda Genişler Ve Ruhların Işıkları Onda Parıldar. (sadık Dânâ, Altınoluk Sohbetleri, C. 5 S. 79)

Namazın Bir Şekli Bir De Ruhu Vardır Ki, Her Bir Şartını Rüknünü Yerine Getirmekle Ruhuna Eriler. Mesela Namazın Şartlarından Birisi Olan Abdestin Her Bir Farzında, Sünnetinde, Edebinde Namazın Dosdoğru Kılınmasına İnsanı Hazırlayan Bir Sır Ve İşaret Vardır.

Abdestle Dış Organları Temizleyen Ve Günahlardan Arındıran Kul, Namazda Nefsini Ma'siyetlerden Tezkiye, Kalbini De Kin, Nefret, Haset... Gibi Manevi Hastalıklardan Tasfiye Eder. Namazda Vücudunu Kabe-i Muazzama'ya Çevirdiği Gibi, Kalbini De Bütün Varlığıyla ALLAH'a Yöneltir. Hangi Namazı Kıldığını Ve Kimin Huzurunda Bulunduğunu Hatırlar.

namazda "ALLAHü Ekber" Diye Tekbir Alarak Başlarken, "en Büyük" Vasfıyla ALLAH'ın Büyüklükte Eşsiz Olduğunu, Hiçbir Mahlukun İbadetine Olmadığını Düşünür Ve ALLAH'ın Büyüklüğünü Ve Azametini De Kalbinde Hisseder.

ellerini Kulaklara Kadar Kaldırmak, Kulun Dünya İşlerinin Hepsini Geriye Atarak, Dünyaya Sırt Çevirdiğine Ve Bütünüyle ALLAH'ın Huzuruna Vararak İlahi Münacata Yöneldiğine İşarettir.

tekbirden Sonra Kulun, Efendisi Önünde Dikildiği Gibi ALLAH'ın Huzurunda Durur. Ellerini Bağlayarak Gözlerini Yere Diker. Hiçbir Uzvu Kımıldamadan Tam Bir Edeple "sübhaneke" Duasını Okur. Tekbir ALLAH'ın Huzuruna Girmeye Bu Dua Da Onunla Konuşmaya Başlamak Olur.

daha Sonra Şeytanlar, Vesveseleriyle Kalbi Huzurdan Ayırmaya, İnsanı Şaşırtmaya Çalıştıklarından; Namaza Girişin Arkasından " Kovulmuş Şeytandan ALLAH'a Sığınırım" Diyerek Gizli Düşmanlar Olan Bu Varlıkların Şerrinden ALLAH'ın Himayesine Sığınır Ve Rahman Ve Rahim Olan ALLAH'ın Yüce İsmiyle Fatiha Suresini Okumaya Başlayarak ALLAH İle Konuşmak Şerefini Kazanır. Artık Kul, ALLAH İle Mükâlemenin Sonsuz Lezzetini Tadar. Bu Süredeki Mübarek Duaların Kabulü İçin "amin" Diyerek Sözünü Bitirir.

biraz Daha Kur'an Okuduktan Sonra Onu Yüce Zatını Saygıyla Anıp Tekbir Getirerek Rükûa Varır. Rükûda Kendisi Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayıp, Bütün Varlıkların Kendisine Muhtaç Olarak Sığındığı Yüce Rabbini "sübhane Rabbiyel-azim" Yani (yüce Rabbimi Tenzih Ederim) Diyerek Azamet Ve Vakar Duygusu İle Üç Defa Tespih Eder. Kul, Bu Hareketiyle "rabbim! Günahkar Vücudum Senin Huzurunda Ve Önünde Eğilmiştir. Şüphesiz Sen Ululuk Sahibisin, Senin Ululuğun Önünde Ben Başımı Eğiyorum." Demek İster.

sonra Rükûdan Doğrulur Rabbine Hamdını Sunar, Tekrar Tekbir Alarak Alnını Yere Koyar. Saygısı Son Haddine Varınca Üç Defa "sübhane Rabbiyel-ala" Yani (en Yüce Olan Rabbimi Tenzih Ederim) Diyerek Yüce Rabbinin Büyüklüğünü Düşünerek Arkası Arkasına Tespihlerle Anar. Bunun Arkasından, Rabbine, Büyüklüğüne Layık Bir Şekilde Hakkıyla İbadet Edemediğini İtiraf Ederek Tekbirle Başını Secdeden Kaldırır (hüseyin Cisri Efendi, Risale-i Hamidiyye, S 115).

fakat Secdeden Başını Kaldırınca, Secde Halinde Daha Şerefli Ve Faziletli Bir İbadet Olmayacağını Düşünerek Bir Kere Daha Secdeye Varır Ve Secde Etmekten Kaçınan Şeytana Tabi Olmayacağını Kuvvetle İfade Etmek İster. Kul Bu Secdeleriyle Şöyle Söylemiş Olur. "ey Rabbim! Benim Bu En Değerli Ve Şerefli Organlarım Senin Huzurunda, Senin Bana Lütfedip Merhamet Etmen İçin Yerlere Kapanmıştır."

artık Başını Secdeden Kaldırarak Ta'zimle Oturur. Ettahiyyatü'yü Okurken; Bir Taraftan Ondaki Engin Manaları Tefekkür Eder, Diğer Taraftan Hazret-i Peygamber -sallALLAHu Aleyhi Ve Sellem- 'in Miracından Bir Nasip Almaya Çalışır. Zira Secdeden Sonra Teşehhüdde, Enaniyyet Perdelerinden Kurtulmaya İşaret Olduğu Gibi, Rabbani Cezbelerle Hakkın Cemalini Görmeye Vasıl Olma İşareti De Vardır. (ramazanoğlu Mahmut Sami, Bakara Suresi Tefsiri, 28)

daha Sonra , Namazı Ümmetine Bir Hibe Olarak Getiren Peygamber-i Zişana Selam Okur. Selam Verirken Sağdaki Ve Soldaki Meleklere De Selam Verdiğini Hatırlar. Sağa, Sola Selam Verişte İki Dare Selam Vermeye İşaret Bulunduğu Gibi, Sağdan Cennet Nimetlerine, Soldan Da Lezzet Ve Şehvetlere Davet Eden Her Cahil Davetçiye Selama İşaret Vardır. Şekilciler Namazı Edadan Selamla Çıkarlar. Hakikat Ehli İse, Selamla Namazı Devam Ettirmeye Girerler. Nitekim ALLAH Teala: Onlar Namazlarına Devam Ederler. Buyurmaktadır. (mearic, 23)

kulun ALLAH Karşısında Acizliğini Sunan İlk Hareketi, Ellerini Bağlayarak Saygıyla Durmasıdır. Bu İlerleyerek ALLAH'ın Huzurunda Baş Eğme (rükû) Şeklinde Gelişir. Bu, Daha Da İlerleyerek Onun Huzurunda Yere Kapanmak, Başını Yere Koymak, Alnını Yere Yapıştırmak (secde) Şeklini Alır. Namazın Tamamı İşte Bu Saygı Ve Duygudan İbarettir. Namazın Dış Görünüşü İçersindeki Ruh Budur. Bu Yüzden De Namaz, Dünya Ve Ahiret Saadetinin, Huzurunun Esasıdır.

kaynak: Osman Ersan, Gözümün Nûru Namaz, Erkam Yayınları.

Kullanıcı avatarı
emir02
Süper üye
Süper üye
Mesajlar: 514
Kayıt: 19 Kas 2006, 15:38
Konum: KÖLELİ ŞEHİR

Mesaj gönderen emir02 » 17 Nis 2007, 16:27

namazı bu kadar güzel anlatan görmemiştim
Allah razı olsun
özelliklede kulun acizliği secdede daha iyi anlaşılıyor ya
orası insanın kul olduğunu gösteren asıl yer
tekrar Allah razı olsun

Cevapla